Çarşamba, Şubat 27, 2008 - rengi: turunçu.
bi' katliam eylemi içine parmaqlarını daldırır gibi yalnıslıq.. yalnıslıqın rengi kırmısıdır normalde.. afacan bi' çocuq olub elime aldıım boya fırçasıyla turunçuyha boyuorum bana ösgü yalnıslıımı.. hiç kimsenin tadamadıı qadar yalnıslıq bulaştırıorum dudaıma.. boasım patlarcasına turunçu şarkılar fısıldıorum, sesim ziyan.. hiç sefmediim turunçu portakallar soyuorum, suyunu akıtıorum üzerime, kanepe qirleniyo, giysilerim yabış yabış.. umursamıorum; tadını da sefmiorum.. sonna turunçu ojem örtsün istiorum tırnaq kırıqlarımı.. her çatlaın üserine, o afacan çocuq şefkatiyle fırçaı sürüorum.. turunçu saçlarım turunç qesilio turunçu parmaq uçlarımla.. yalnıslıın qatliam eylemini hissediorum ucunda serçe parmaaağmın.. gülümsüorum!
yalnıslıq basen bi' tezat içinde qendine yoldaş bulabiliomuş;
öğreniorum..
içimdeqi afacan çocuq turunçu palonlart uçurtuo, turunçu parmaq uçlarındaqi çatlaqlara yha da turunçu saçlarındaqi kırıqlara aldırmadan.. afacan çocuumun içindeqi turunçu balıq oluorum, turunçu hayaller kurmaqsızın.. su/s/uorum!

|
|
KaLßi KaNaYaNLaR (3) :: SeN KaNaR MıSıN? :: ßAk
|
Perşembe, Şubat 14, 2008 - seekili seekili/m

bu çivisi çıkmış dünya içinde darbelere maruz qalmış ruhumu sarıb sarmaladı bi' el; ojeleri dökülmüş kırıq tırnaqlarım renklere büründü: yeşhil, pempe, turunçu, mafi, kırmısı, bordo ve daağ aklımda tutamadıım bi' sürü alaca renq yumaı.. yamurda ıslanmış tekir bi' kedinin önüne çileq kokulu bi' ipliq yumaı çıkması gibiydi varlıın.. mudlu olduum kadar şımarıq bi' edaya kapıldım..
tüm hırçınlıına sabredib yanında durulması ne güseldir şımarıq bi' çocua.. ve ne muhteşemdir eline tutuşturulan kalbli balonlar, balıqlı oyuncaqlar, qurbaaağlı çorablar... o çocuun balıqlı yastıq kılıfıyla sarmalanmış yastıında hange huzur içinde uyuduunu kim tahmin edebilir senden başka.. ve kim usulca koymayı akıl eder çantama çileqli sakıs kutusunu..
kutularca verilen bonibonları küçük yüreğimle renqsiz bi' zemine döküb o renq cümbüşüne gülümseyebilmeyi becerebildiim müddetçe yanımda olman ne küsel.. ve ne küsel pörtleq gözlerinle taklidimi yabıb beni güldürmeye çalışman..
seeki dolu yüreini usulca öbüorum,
seekili seekili/m!
|
|
KaLßi KaNaYaNLaR (1) :: SeN KaNaR MıSıN? :: ßAk
|
Perşembe, Temmuz 19, 2007 - .pempe pamuq helfa
arayıb bulacaq ve bitirmiş gibi sevinecekdim dağılmış hayatımı; bi' ay boyunca uğraşıb yabdığım pazıllara özenip. oysa bilmessin kutuyu ilk açtığında; bitirdiğinde bi' parça eksiq düşeceq yarım kalmışlığına. parçalar azaldıkça dudağıma yabışan pempe bi' pamuq helfa sefinciydi varlığım. şeker tadı ve pempe, yüzümdeki pembeliqle yarışırcasına acı. mudluluqun pempe bi' pamuq helfa olduunu bilirdim de, sefinmeden üsülmeye başlardım helfamın bidişine, daha dilim pempeye boyanmadan. o yüsden eksiq parça gibiydi içime gömdüklerim; etraf darmadağın edildiqten sonna bi' köşeden belivereceq kadar haindiler. pempeliq eline bulaşmadan daha, şeqer tadına üsülen bi' insana aır gelirmiş yitmiş bi' parçanın yerine oturması.
öğrendim;
basen tüm hayadının bi' ilmeq söqüğüne maruz kalabileceğini.
bi' parça kopar gider hayadından;
bi' puzzle hüz'nü çöker içine
ve
yidmiş bi' kare uğruna
tüm renqlerin solar arka cebinde.

|
|
KaLßi KaNaYaNLaR (1) :: SeN KaNaR MıSıN? :: ßAk
|
Salı, Haziran 12, 2007 - sus/-uz.
uzaq baqmanın ince çizgisi batardı gözlerine, gör(e)mezdin. körlüq gözlerimden diline akardı.. dudağını yalayan gamsız bi' çocuğun rüzgara karşı yürürqen çektiği sancıyı tadardı dilin, dilimin kör sözleriyle vurulurqen. daha sözcük tüketmeden konuşur yha insan bazen, sözcüqsüz kelimelerin noktalama işaretlerini bırakır kulağıma belli belirsiz. anlama qıtlığı çeken kulağım saır kesilir bi' de dünya rengine. gri bi' çerçeve içine alır ellerim karanlığı. daha önümü göremezqen, dilimi yalayan rüzgar gri çerçeveli karanlığımı da savurur belqi saçlarının ucuna dokunup. bi' damla nem süzülür düşer rüzgara, dudağıma dokunup sancılansın die dilimin yükseq susuşları.
gözlerin susarqen gözlerime, dilim qurumuş susuzluğundan. dilini ıslatma daha, dilimi ıslatma.

|
|
KaLßi KaNaYaNLaR (3) :: SeN KaNaR MıSıN? :: ßAk
|
Salı, Nisan 10, 2007 - vur yüsüme; üsülme.
verdiim nefesler karanlıqda addığım adımlar gibi; soluq solua duruorum; susuorum soluq solua.. susuorum; dilim kuru. kimin yanında ağlasam nefred edio benden. bilmeden nefred edio nie ağladıımı. nie ağladıımı bilirmişcesine ahkam kesio, kimin yanında ağlasam.
yer çekimine yenilen bi' damla usulca süzülüo yere; düşdüğü an, yer isyan kokuo darbe darbe. verdiim nefeslerin yanında bi' damlam var, bi' damlan var bayım. ah pardon, "tebessüm mü dediniz? elimizde kalmadı, ama haftaya geliceq, isterseniz.."
stoklarla sınırlıdır mudluluq. mudluluq yenmes, içilmes, bölünmes, pişirilmes. koklanmas, dokunulmas ve alınmas mudluluq. ama stoqlarla sınırlıdır bayım. mudluluq bi' anne mesajıdır: "seni hep sevicem kızım oldugun içinde çok mutluyum" dien ve gözyaşıdır mudluluq şımarıq bakışlı iki gözbebeğinde anneNin, ve aneMin: "seni çok özledim" die iç çeken telefonun ucunda.
üsgünüm bayım, elinisdeqi mudluluq kadar tebessümüm yoq. gözbebeqlerim yıkanırken tuzlu bi' damla suda, taksitlere bölemiorum kendimi. "çoq üsgünüm bayım, bi' damlam var damlanıs olmaya müsaid. haftaya geliceq tebessüm, dilerseniz.."
vur yüsüme; üsülme.

|
|
KaLßi KaNaYaNLaR (3) :: SeN KaNaR MıSıN? :: ßAk
|
|
ßaLıqA dAİr
ßaliq
* KaRtOn KapAK
* Ne OLmAdIImA DaiR
* GeÇMi$
dÖküLeN sON kAnLar
|