kanar mı balıqın yarası???

Pazar, Hazirane 1, 2008 - kumdan kale

Kategori: cinayed

 

kum, ezilmeqten kaçan qarınca sürüsü gibi süzüldü damarlarına kalbinin.. ne özenmişti, ne çaba sarfetmişti oysha uğruna, kalelerine; kuma hükmedereq yabdığı.. gözünden yaşlar boşandı, kalbine dolan kumun ağırlığı altında.. oysha daha küçüqdü yüreği; temiz, saf, bir de ürkeq. küçüqdü elleri, temis, masum, çekingen. kalbine dolan kum parçalarıyla boy ölçüşemeyeceq kadar..............................................................................................küçüq.

 

gözbebeqlerinden dudağının kıvrımına süzülüp uçuşa hazırlanan tuzlu su, başqa bir tuzlu suyun kucaqlarında teselli buldu.. ardından başqa bir damla.. onun ardından bir tane daha.. sonra bir tane daha.. bir tane daha.. bir tane daha.. teqrar ve tekrar.. bir tane daha..

 

parmaq uçlarını yalayan tuzlu suya baktı.. parmaklarının arasında gelip gidiyor; bir gıdıklama dürtüsü yaratıp uzaklaşıyordu.. dudağı kanayan bi' çocuğun hizmetine palyaço sunmaqtı tuzlu suyun ona yabdığı.. gülmeqle ağlamaq arasında gelip gidiyor, tuzlu su parmaq uçlarına dokunup geri çekiliyor.. küçüq kalbine doluşan kumlar büyüdükçe büyüordu.. nefesi almakla nefes vermek arasında ince bir köprüye oturmuştu sanki. ayaklansa köprü devrileceq, oturduğu yerde kalsa nefesi tükeneceqdi..

 

tuzlu suyun içinde, parmak uçları arasında, gidip gelen, darmadağın, kalesine bakdı.. kumdandı.. kalbine dolandı.. parmak uçlarını yalayandı.. eline, ayağına, kalbine nasıl dolanmışdı bi' anda.. bir nefes alışta olup bitmişti işte herşey.. bir nefes alışta, nefes verse yıkılacaq olan köprüye varmıştı.. kumdan kalesinden uzaq..

 

kalesini yabmaq için kullandığı kırmısı kovası ve kırmısı küreğine uzandı.. yıkılan kalesini baştan yapıcaktı.. nefes almadan, nefes vermeden.. nefesini tutaraq.. kırmısı küreğini kalbine daldırdı.. canı yandı.. ama haykıramadı.. korqdu.. nefesini tutmalıydı; ya kalbine daldırdığı kırmısı küreğinden kum kaysaydı, kayıp ciğerlerini doldursaydı.. nefesini daha bir sıkı tutuyordu şimdi..  nefesini tuttukça kırmısı küreğini sıkıyordu. küreğini sıkdıkça canı yanıyordu.. canı yandıkça kırmısı küreği kıpkırmısı kesiliyordu..

 

gözleri yandı.. elleri yandı.. elleriyle birliqte küreği yandı.. korkudan tuttuğu nefesi artıq bırakmaq istese de bırakamadı.. tuzlu su içinde parmaklarının arasına doluşan kumdan kalesi usul usul süzüldü damarlarına kalbinin.. kum saati son kumunu dökene dek direndi.. kalbinde bir kum zerreciği sıacaq kadar yer kalmışken...

 

 

... gözlerini açtı.. kumdan kalesini bitirmeq üzereydi.. kırmısı küreği avuç içlerine iz bırakmıştı.. ama değmişdi.. kalesi bitti.. parmaq uçlarını yalayan tuzlu suyun hakimi sayılırdı artıq.. küçüq kalbini ardına saklayacaq kadar büyüq bir kalesi vardı.. denize karşı..

 

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu
SeN KaNaR MıSıN?


<- iLeRi aL :: Ba$a SaR ->

ßaLıqA dAİr

Yağmurdan ıslanmış birkaç balıq kovada akar gider belki. Balıqları da vururum orada. Kanar mı balıqın yarası? Kanamadı şamandıralar. Sen kanar mısın? Kalbin kanar mı? Balıqın kalbi mi büyük seninki mi? Kalbin, balıq, ışık, gece, cinayet. Al, cümlenin en güzelini sen kur şimdi...

ßaliq

* KaRtOn KapAK
* Ne OLmAdIImA DaiR
* GeÇMi$

dÖküLeN sON kAnLar